in

Esma-ül hüsna -ALLAH cc. 99 ismi

Esma-ül Hüsnâ hakkında Kur’anda geçen ayetler

Esma-ül Hüsna , isim sözcüğünün çoğulu olan esma (isimler, nitelikler) ile hoş ve en
hoş anlamına gelen gerek sıfat gerekse ism-i tafdil olarak kabul edilen hüsnâ (el-Hüsnâ)
kelimesinden oluşmaktadır. el-Esmâü’1-Hüsnâ ifadesi Kur’anda dört yerde geçmektedir.

a-“En güzel isimler sadece Allah’a aittir. Öyleyse bu isimlerle Allah’a dua edin.
Onun adlarını ve anlamlarını eğip büken ( yulhidûne ) kimselerden uzak durun. Böyle
kimseler yapıp ettiklerinden dolayı er geç cezalandırılacaklardır.” (A’raf, 180)

Bu ayette geçen ilhad sözcüğünün anlamı ile ilgili şu yorumlar yapılmıştır:

l- Allah‟ın adlarını inkâr etmek, bu isimler ile ilgili haktan sapmak ve adaletten
ayrılmak.
2- Allah’ın adlarını inkâra götürecek biçimde yorumlamak.
3- Bu isimleri Allah’tan başka birina nispet etmek.
4-Allah’ı noksanlık ifade eden sıfatlarla nitelemek.
5- Allah’ı, Kur’an ve Sünnette bulunmayan ve Allah’a yakışmayan bir isim ya da nitelikle
vasıflandırmak.

ibn Abbas (ra.) dan ‘Allah’ın isimleri ile ilgili ilhada düşenler’ ayeti ile ilgili ‘Allah
ile ilgili yalan söylerler‟ yorumu gelmiştir. ibn Kayyim’e göre isimlerde ilhadın hakikati, onlar
ile ilgili doğru yoldan sapmaktır. Onlarda bulunmayan anlamları o isimlere sokmak ya da manalarının
hakikatlerini onlardan çıkarmaktır. Bunları yapan, Allah ile ilgili yalan söylemiş olur.2

b- “De ki: ” ister „„Allah‟‟ diye dua edin ister “Rahmân” diye. O’nu hangi isimle
çağırırsanız çağırın tüm hoş isimler O’nundur.” ( isra, 110)

c- “Kendisinden diğer hiçbir ilah olmayan O Allah‟tır. En hoş isimler
O’nundur.” (Taha 8)

d- “En hoş isimler ve tüm kusursuzluk vasıfları sadece O’nundur.” (Haşr,24.)

Esmâ-i Hüsnâ hakkında rivayet edilen hadisler

el-Esmâu’ül-Hüsnâ‘nın geçtiği hadislerden olan  Ebu Hureyre (r.a.)‟den rivayet edilen şu hadiste

“Muhakkak ki Allah’ın 99 ismi vardır. Kim bunları ihsâ ederse cennete
girer.” Bu hadisin bazı rivayetlerinde men ahsâhâ ibaresi yerine  men bellek lafzı
nakledilmektedir. Bazı rivayetlerde de “99” yerine ” yüzden bir eksik” ifadesi geçerken bazılarının
sonunda da “Allah tektir ve tek olanı sever” ilavesi vardır. Hadiste geçen ihsâ sözcüğünün şu
anlamlara geldiğini lügat alîmleri belirtmişlerdir;

a- Allah‟ın bu adlarını kusursuz bir biçimde ezberleyip onlarla dua etmek,
b-ihsâ, güç yetirmek anlamındadır. Kim bu isimleri ezberlemeye, anlamaya ve gereklerine
göre yaşamaya güç yetirirse demektir. Yüceler yücesi ALLAH cc. kitabında bu kelimeyi güç yetirmek anlamında şu şekilde
kullanmıştır.
“..O sizin buna güç yetiremeyeceğinizi bildiği için sizi bağışladı..” (Müzzemmil 20)
c-ihsâ, akletmek ve ma’rifet anlamındadır. Araplar akıllı ve bilgi sahibi kimseye ” fulânun zû
husâtin ” derler. Kim bu isimleri hoş bir biçimde kavrar, manalarını gereklerini hayatında tatbik
ederse anlamındadır.
d-Kur’an’ın tamamını okuyup bu isimleri Kur’an içinde incelemektir.

ibni Kayyim de “ihsâ” kelimesini şu şekilde tanımlar ;

a-Allah‟ın adlarını lafız olarak sayıp ezberlemek.
b-isimlerin manalarının işaret ettikleri hakikatleri kavramak,
c-Bu isimlerle dua edip gerektirdikleri biçimde O’na kulluk yapmak.

Allah‟ın adlarını ihsâ etmek söz ve amel ile olur. Allah’ın bu isimleri önce anlamları ile
öğrenilip onlarla dua edilmelidir. Allah bu isimlerle tanınıp tanıtılmalıdır. Bu isimler hayatın her
alanında gündemde tutulmalıdır. Bu isimlere makul ruhi özelliğe sahip olunmalıdır. Allah’a ait olan
bu isimler diğerlarına nispet edilmemelidir. Bu isimlerin gerektirdiği biçimde Allah’a kulluk
yapılmalıdır.
Allah’ın adlarını manalarını anlamadan ezberlemenin herhangi bir yararı olmadığı gibi
hayatımızda hâkim kılmadan anlamanın da bir önemi yoktur. Tıpkı Kur’an’ı ve hadisleri anlamadan
ezberlemenin ve yaşamadan anlamanın tam bir faydasının olmadığı gibi. el-Esmâu’1-Hüsnâ hadisinin
bir rivayetinde geçen ( ) men bellek ha tabir tanesi de yalnızca ezberleyip saymayı değil, bu
isimlerin sahibi olan Allah’ın hakkını koruyup gözetmeyi ve O‟nun hakkına riayet etmeyi de ifade
eder.

Esma-i Hüsnâ’nın Sayısı

Ebû Hureyre’nin rivayetine yer veren on beşe yakın hadis kaynağı içinde yalnızca Tirmizi ile
ibn Mâce tarafından metne, doksan dokuz isim içeren bir liste eklenmiştir. Tirmizi hadis için
kaydettiği dört ayrı senedin yalnızca birine
ibn Mâce ise rivayet ettiği iki senetten yalnızca birine
Allah’ın adlarının listesini ilave etmiştir.

Nesâî ve hadisi yedi ayrı senetle yeniden inceleyen  Ahmed b. Hanbel bu listeye yer vermemektedir.
Tirmizi’nin Sünen’inde belirtilen isim listesi Allah ismi ile başlayıp es-Sâbûr ismi ile sona ermektedir.
Bu isimlerin ilk ondördü Haşr sûresinin sonunda zikredilmektedir. islam dünyasında bu isim listesi
meşhur olmuştur.

Tirmizi’de bulunan yirmi beş isim ibn Mâce’de yer almazken ibn Mâce’de bulunan yirmi altı isim de Tirmizi’de yer almamaktadır. iki
listenin toplamı ise 125 isme ulaşmaktadır.

ibn Teymiye, Tirmîzî ve ibn Mâce ‘nin rivayet ettikleri isim listesini ” Hadis ilmini iyi
bilenler onun Rasulullah ( s.a.v )’ın sözü olmadığını bilirler.” diyerek kabul etmez.11
a- Tirmizi’nin rivayetinde bulunup da ibn Mâce’de yer almayan isimler:
Kuddûs, Gaffar, Kahhâr, Fettâh, Hakem, Adi, Kebîr, Hafız, Mukît, Hasîb, Rakîb, Vâsi’,
Hamîd, Muhsî, Muktedir, Mukaddim, Muahhir, Berr, Muntekim, Mâliku’1-Mülk, Zü’1-Celâli ve’1-
ikrâm, Muğnî, Bedi‟, Raşîd, Sabûr.
b- ibn Mâce rivayetinde olup da Tirmizi’de bulunmayan isimler:
Bârr, Cemîl, Kâhir, Karîb, Râşid, Rabb, Mubîn, Burhân, iedîd, Vâkî, Zü’1-Kuvve, Kâim,
Dâim, Hâfız, Fâtır, Sâmi’, Mu’tî, Kâfî, Ebed, Âlim, Sâdık, Münîr, Tâmm, Kadîm, Vitr, Ehad.
c- Kur‟an’dan menfaatilan isimler:
H.II. yüzyıldan itibaren direkt olarak doğruya Kur‟an’dan Esmâ-i Hüsnâ listeleri çıkarma
çalışmalarına başlanmıştır. Bazı alîmler meşhur Esmâ-i Hüsnâ hadisinde olup da Kur‟an’da
bulunmayan bazı isimleri belirleme etmişler ve bunları Kuran’dan tamamlamaya çalışmışlardır. Bir kısmı
da kendi belirledikleri ölçülere göre Kur‟an’dan yeni belirlemeler yapmışlardır. ibn Hacer, Tirmizi’nin
listesinde olmasına rağmen Kur‟an’da bulunmayan yirmi yedi isim belirlemiş ve bunların yerine
Kur‟an’dan aynı sayıda isim bularak yeni bir isim listesi belirlemiştir.12 Zeccâcî de Kur‟an’dan 99
isim çıkarma çalışmalarına ilk dönemden itibaren katılmış ve belirlediği isimleri sûreleri ile beraber
kitabında belirtmiştir.13
Ca’fer es-Sadık da Fatiha’dan ihlâs sûresine kadar 111 isim belirlemiştir. ibnu’l-Vezîr ise
Kur‟an’dan 155 isim belirleme etmiştir. Fiillerle birlikte bu rakamın bine kadar çıkabileceğini de ifade
etmiştir. iii âlimler de Kur‟an’dan belirledikleri isim sayısını 127’ye kadar çıkarmışlardır. Bu
âlimlerin önem verdikleri Cevşen-i Kebir’de ise her biri onar isim içeren 100 bölüm durumunda 1000
isim mevcuttur.

ibn Hacer’in sıralaması

Cebbar Azız Müheymin Mü‟min Selam Kuddûs Melik Rahîm Rahmân Allah
Kadîr Muhît Vehhâb Tevvâb Kahhâr Gaffar Musavvir Bari„ Hâlık Mütekebbir
Hafîz Hasîb Hakîm Vâsi‟ Azîm Halîm Alîm Fettâh Razzâk Hallâk
Mevlâ Mübîn Hakk Kebîr A‟la Habîr Latîf Basîr Semî‟ Kayyûm
Vedûd Mukîd Kafî Kahîr Vekîl Mucîb Garîb Ragîb Kerîm Nasîr
Ganiyy Metîn Kavıyy Bâtın Zâhir Hamîd Valî iehîd Varîs Mecîd
Bedi‟ Fâtır Müsteân iâkir Muhyî Kâim Muktedir Kadîr iedîd Mâlik
Râfî‟ Âlim Hakem Ğâlib Kefîl Raûf Afuvv Ahîr Evvel Gâfir
Gafûr Hâdî Nûr Müteâlî Melîk Câmi‟ Samed Ehad Müntakim Hafız
Vâhid ilâh Rabb Hafiyy Berr A‟lâ Ekram iekûr

Kronolojik (iniş sırası) olarak Esmâ-i Hüsnâ sıralaması 

1-Rabb 14-Alîm 26-Vahhâb 39-Halîm
2-Ekrem 15-Azîm 27-Kahhâr 40-Hafî
3-Allah 16-Hamîd 28-Fettâh 41-Hayr
4-ilah 17-iehîd 29-Velîyy 42-Kayyûm
5-Vekîl 18-Ğafûr 30-Semî‟ 43-Hakk
6-Ehlü‟t –Takva ve Ehlu‟l-Mağfira 31-Hâlik 44-Azîm
7-Rahman- Rahîm 19-Vedûd 32-Basîr 45-Zü‟l-Fadl
8-Malik 20-Mecîd 33-Hâdî46-Vâris
9-Zü‟l-Arş 21-Fa‟âl limâ yurid 34-Nasîr 47-Hâfız
10-A‟lâ 22-Muhît 35-Hayy 48-Mûcib
11-Habîr 23-Hakîm 36-Fâtır49-Kaviyy
12-Ehad 24-Kadîr 37-Ğaniyy 50-Müste‟ân
13-Samed 25-Karîb 38-iekûr 51-Ğâlib alâ emrih
52-Latîf 67-Râfi‟ 82-Mukît
53-Hayru‟l-Fâsılîn 68-Muhyi‟l-Mevtâ 83-Evvel
54-Esra‟u‟l-Hâsibîn 69-Münzir 84-Âhir
55-Fâliku‟l-Habbi ve‟n-Nevâ 70-Mürsil 85-Zâhir
56-Fâliku‟l-isbâh 71-Mûsî‟ 86-Bâtın
57-Bedî‟ 72-Metîn 87-Kuddûs
58-Sâdık 73-Raûf 88-Selâm
59-Serî‟u‟l-Ikâb 74-Berr 89-Mü‟min
60-Kebîr 75-Zi‟l-Meâric
63-Zu‟ntikâm 78-Câmiu‟n-Nâs 93-Musavvir
64-Kâbilu‟t-Tevb 79-Hasîb 94-Mübîn
65-iedîdu‟l-ikâb 80-Rakîb 95-Nûr
66-Zi‟t-Tavl 81-Afuvv

ez-Zeccâcî’de Ku’an’da geçen sıralamaya  göre bir Esmâ-ül Hüsnâ sıralaması yapmıştır.

1/ Fatiha: Allah, Rahmân, Rahîm, Mâlik.
2/ Bakara: Muhît, Kadîr, Alîm, Tevvâb, Hakîm, Basîr, Vâsi’, Bedi’, Semi’, Kâfi, Rauf,
iâkir, ilâh, Vâhid, Gafur, Halım, Kâbid, Bâsıt, La ilahe illâ hû, Hayy, Kayyûm, Aliyy, Azîm, Veliyy,
Ganî, Hamîd,.
3/ Âli imrân: Kâim, Vehhâb, Seri’, Habîr.
4/ Nisa: Rakîb, Hasîb, iehîd, Afuvv, Mukît, Vekîl.
6/ En’âmı: Bâtın, Zâhir, Kadîr, Latîf, Habîr.
7/Â’râf: Muhyî, Mumît.
8/ Enfal: Ni’me’l-Mevlâ, Ni’me’n-Nasîr.
11/ Hûd: Hafiz, Karîb, Mücîb, Kaviyy, Mecîd, Vedûd, Fa’âl.
13/ Ra‟d: Kebîr, Müte’âl.
14/ ibrâhîm: Mennân.
15/ Hicr: Hallâk.
16/ Nahl: Bâis.
19/ Meryem: Sâdık, Vâris.
23/ Mü’minûn: Kerîm.
24/ Nur: Hakk, Mübîn, Nur.
25/ Furkân: Hâdî.
34/ Sebe’: Fettâh.
40/ Mü’min: Gâfir, Kabil, iedîd, Zü’t-Tavl.
51/ Zâriyât: Razzâk, Zü’1-Kuvve, Metîn.
52/ Tûr: Bârr.
54/ Kamer: Muktedir.
55/ Rahmân: Bakî, Zü’1-Celâl, Zü’1-Ikrâm.
57/ Hadîd: Evvel, Âhir, Bâtın, Zahir.
59/Haşr:Kuddûs, Selâm, Mü’min, Müheymin, Azîz, Cebbar, Mütekebbir, Halik, Bari’,
Musavvir.
85/ Burûc: Mübdi’, Müîd.
112/ ihlâs: Ehad, Samed.

Esmâ-i Hüsnâ hakkında rivayetlerde geçen “99” rakamı Allah’ın adlarının sayısını
(hasr) sınırlandırmak için değil, çok olduğunu (kesretten kinaye) belirtmek içindir. Bazı
araştırmacılar Esma-i Hüsnâ’nın sayısını 313’e kadar çıkarmışlardır. Bazı Batılı araştırmacılar ise
bu sayıyı 552′ ye kadar ulaştırmışlardır.
Kur’an ve sünnette yer almayan isim ve kavramlarla Allah’ı nitelemenin doğru olup
olmadığı ile ilgili çeşitli görüşler ileri sürülmüştür. Uluhiyetin şanına yakışması ve Allah’a herhangi
bir kusur içermemesi şartını öngörenler olduğu gibi bunu hiçbir biçimde doğru bulmayanlar da
vardır.
Peygamber (s.a.v. )’in bazı dualarından öğrendiğimize göre Allah’ın, Kur’an ve sünnette
geçmeyen ve gayb ilminde sakladığı diğer isimleri de vardır.
“Allahım! Kendini isimlendirdiğin, yaratıklarından herhangi bir peygambere
öğrettiğin, Kur’an’ında açıkladığin ve ğayb ilminde kendin için seçip sakladığın isimlerin
hepsi ile senden isterim.”
Peygamberimiz (s.a.v) sorun, gam ve keder durumunda şu duayı önerirdi:
“Allahı‟m! iüphesiz ben senin kulunum. Ben senin kulun olan ana-babamın
oğlahenk. Hayatım senin elindedir. Benim hakkımdaki hükmün gerçekleşmiştir. Sen
inenim ile ilgili hükmünde adalet sahibisin. Senden kendini isimlendirdiğin ve ğayb ilminde
kendin için tercih ettiğin isimlerle istiyorum. Kur’an‟ı kalbimin baharı, göğsümün nuru
eyle. Onunla kederlerimi yok et, hüznümü sürgün eyle.”20

Meşhur şefaat hadisinde de Peygamber (s.a.v.) şu şekilde buyurur:
” … O gün Allah bana övgü kapılarını açacaktır. iimdi bilmediğim, yapamadığım övgüleri
ben orada yapacağım…”

Peygamberimiz (s.a.v.) Rabbini överken şu şekilde dua ederdi:
“Ben seni hakkıyla övemem. Sen kendini övdüğün gibisin.”

Ebû Bekir ibnü’l-Arabî Allah’ın adlarının “el-Hüsnâ” biçiminde hoşlukla
vasıflandırılmasının nedenlerini şu şekilde sıralamaktadır:

a-Esmâ-i Hüsnâ Allah ile ilgili yücelik ve aşkınlık ifade eder ve kullarda saygı hissi
uyandırır.
b-Zikir ve duada kullanılmaları durumunda kabule vesile olur ve sevap kazandırır.
c-Kalplere huzur ve sükûn verir, lütuf ve rAhmet ümidi telkin eder.
d-Bu isimleri bilip gerekleri ile amel etmek insana izzet ve şeref kazandırır.
e-Bu isimler Allah ile ilgili yeterli ve doğru bilgi edinmemize imkân hazırlar.23
Tirmîzî ve ibn Mâce’nin rivayet ettikleri hadislerde geçen Esmâ-i Hüsnâ sıralamasında
çok kusursuz bir kompozisyon vardır. isimler rasgele ve gelişihoş bir biçimde sıralanmamıştır.
Esmâ-i Hüsnâ, tıpkı bir makale gibi giriş, gelişme ve sonuç bölümünden oluşmaktadır. Ayrıca her
isim bir önceki ve bir sonraki ile anlam ve muhteva bakımından bağlantılıdır. Her ismin hem kendine ait
anlamı var hem de bir önceki ve bir sonraki isimle birlikte bir anlamı var. Biz bu çalışmamızda Allah’ın
adlarının anlam ve muhtevalarını açıklarken inşallah bu uyum ve insicama işaret edeceğiz.

Esmâ-i Hüsnâ hakkında sınıflandırmalar 

Esmâ-i Hüsnâ hakkında çalışma yapan âlimler Allah’ın adlarını kendi ilgi alanlarına
ve dallarına göre sınıflandırmışlardır . Genel olarak isimleri yöntem, muhteva ve ilgilendikleri alanlar
açısından üç ana grupta incelemişlerdir.

a-Teknik açıdan yapılan sınıflandırmanın ilk örneği olarak alfabetik sıralama tekniğini
söyleyebiliriz. Abdulkadir el-Bağdâdî, el-Esmâ ve’s-Sıfat isimli eserini alfabetik sıralama tekniğiyle kaleme
almıştır. Ayrıca Allah’ın adlarını biçim bakımından isim, fiil, mastar, sıfat ve zarf olarak sınıflandırma
yapanlar da olmuştur. Esmâ-i Hüsnâ’yı sarf ve nahiv ilimleri açısından tasnife tâbi tutanlar da vardır.
b-Bazı Alîmler de Esmâ-i Hüsnâ’yı zat-ı ilâhiyyeyi nitelediğinden kaynaklı yalnızca Allah’a verilen,
münhasır kılınan isimler ve Allah’tan diğerlarına da verilebilen isimler biçiminde sınıflandırmışlardır.
c-Esmâ-i Hüsnâ’yı muhteva yönünden Allah’ın zat, sıfat ve fiillerine göre sınıflandırmışlardır.
1-Esmâ-i Hüsnâ sahasında ilk çalışma yapanlardan biri olan Ebû Abdullah elHalîmî,
meşhur olan Esmâ-i Hüsnâ’yı muhteva yönünden beş ana grupta inceler.
a- Allah’ın varlığını ve ulûhiyyet sahibi olduğunu kanıtlayan isimler.
b- Her türlü şirk ve cahili anlayışı reddeden ve tevhit esasını ispat eden isimler.
c- Allah’ı birtakım yaratıklara benzemekten tenzih ve takdis ifade eden isimler.
d- Yaratılış gerçeğini konu alan isimler.
e- Kainatta Allah’ın hakimiyet ve yönetme yetkisini gündeme getiren isimler.24

Anlamları bakımından Allah’ın isimlerinin sınıflandırılması

a-Allah’ın zatı hakkında isimleri (14) /Allah, îlah, Rabb, Ehad, el-Vahid, es-Samed, el-Hayy, elKayyûm,
el-Kâim, el-Hâlık, el-Evvel, el-Âhir, Fa’âlun li Mâ Yurîd, Fâ’ilûn vb.
b-Allah’ın yaratma kavramı hakkında isimleri (lO): el-Hâlık, Bedîu’s-Semâvâti ve’l-Ard,
Fâtıru’s- Semâvâti ve’l-Ard, Fâliku’l-Habbi ve’n-Nevâ, el-Bâri, el-Musavvir, Muhyi’l-Mevtâ vb.
c-Allah’ın rızık ve ihsan hakkında isimleri (8): er-Razzak, el-Ekram, el-Kerîm, el-Ğaniyy, zü’1-
Fadl, el-Vehhâb, zi’t-Tavl vb.
d-Allah’ın RAhmet, af ve gufrana dair isimleri (22): er-Rahmân, er-Rahîm, er-Rauf, el-Afuvv, etTevvab,
el-Gafur, el-Halîm, eş-iekûr, el-Velî, en-Nasîr, es-Selâm, vb.
e-Allah’ın ilim sıfatı hakkında isimleri (14): el-Alîm, el-Latîf, el-Habîr, es-Semî’, el-Basîr, eş-
iehîd, el-Karîb, el-Hafîz, er-Rakîb, el-Muhît, el-Muheymin, el-Bâtm, el-Vekîl, vb.
f-Allah’ın ululuk bildiren isimleri, el-A’la, el-Kebir, el-Azîm, el-Mecîd, el-Hamîd, elKuddûs,
vb.
g-Allah’ın kudret sıfatıy ile ilgili isimleri(14): el-Kâdir, el-Azîz, el-Kavi, Zu’ntikâm, el-Kâhir,
el-Kahhâr, Mâliki Yevmi’d Dîn, el-Cebbâr, Ğâlib âlâ Emrih, el-Metîn, ez-Zahir, el-Muhît, Mûsi’ûn, elVasi,
vb.
h-Hesab, hüküm ve adalet ile ilgili isimleri (11): el-Hakîm, Ehlu’t-Takva ve Ehlü’l-Mağfıra,
el-Vâris, el-Hasîb, el-Fettâh, Hayru’l-Fâsılîn, Serîu’1-ikâb, iedîdu’1-ikâb, el-Adl.

Yukarıdaki sıralama hem Esmâ-i Hüsnâ’nın içeriği ile ilgili bilgi vermekte hem de bize
Allah’ı tanıtma konusu ile ilgili metot öğretmektedir. Bu sıralamada Allah’ın rAhmet, af ve günahları
örtmesi hakkında adlarının sayı bakımından daha çok olduğu dikkat çekmektedir. Allah’ı hem
kendimiz tanırken hem de diğerlarına tanıtırken rAhmet ve bağışlamayla alakalı isimleri öncelikli
olarak gündemde tutucağız. O’nu tanıtırken azap eden, cehennemde cayır cayır yakan, devamlı olarak
cezalandıran ve taş yapan ” öcü” biri olarak tanımlamamız insanları Allah’tan uzaklaştırmaktan diğer
bir işe yaramayacaktır.
Allah, ilk indirmiş olduğu ayetlerde kendini yaratan, ikramda bulunan, nimet veren, rahmet eden ve
lütufta bulunan biri olarak tanıtır. Tarih boyunca tevhid inancını tebliğ eden peygamber ve tebliğciler
Allah’ı tanıtırken rAhmet, af ve mağfiret özelliğini zikrederek davetlerine başlamışlardır.

Hz. Nuh kavmini Allah’a kulluğa çağırırken şu şekilde demişti:
“Dedim ki: “Rabbinizden bağışlanma dileyin; zira O, şüphesiz çokça bağışlayandır.
Size, gökten bol bol nimetler yağdıracak, size mal ve evlatlar vererek yardım edecektir. Size bağlar,
bahçeler verecek ve akıp giden nehirler bahşedecektir.”

Rasulullah ( s.a.v.) da islâm‟ı tanıtırken bazı temel ilkeleri esas almıştır ;

“Kolaylaştırın, zorlaştırmayın; müjdeleyin nefret ettirmeyin.”

“Ben tebliğ edici olarak gönderildim, zorlaştırıcı olarak değil.”

Değerlendirmek ister misiniz?

0 points
Upvote Downvote

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading…

0

Comments

0 comments

Abbasi’ler ve tarihte halife savaşları

İslam Sanatı